2/7/2008 • Kategori: Kendimi Buldugum Dizeler
Yine akşam oldu gurbetelde aah.. Ah,
Bilseniz nereler aklıma düştü.
Ellerin yurdunda çürüdüm eyvah,
Ta Bizim oralar aklıma düştü.

Ben nerede doğdum, şimdi nerdeyim?
Bir uzun hikâye, anlatsam beyim.
Bizim ora derken; vatanım, köyüm,
Doğduğum yöreler aklıma düştü.

Ellerimi kulağıma attığım,
Türkü deyip, sesine ses kattığım,
Sularında alabalık tuttuğum,
Çağlayan dereler aklıma düştü.

Sabahtan giderdim malınpeşinde,
Azığımı yerdim göze başımda,
Bir kavalım vardı, 'çobantaşı'nda,
Çaldığım sıralar aklıma düştü.

Düğün mü var; herkes çıkıp oynardı.
Ölü mü var; bütün köylü ağlardı.
Herşeyin bambaşka kanunu vardı,
Adetler, töreler aklıma düştü.

Toplandık mı harman bize yetmezdi,
Laf ederdik kimse eve gitmezdi,
Sabahaca yanardı da bitmezdi,
İslenen çıralar aklıma düştü.

Hani Arif, şimdi nerede obam?
Nerede gardaşım, bacım, akrabam?
Hepside bir yana, ya anam, babam,
O baht-ı karalar aklıma düştü
 

Ozan Arif

... Sevmiyorum anahtarla kapı açmayı ve bir başıma sofra kurmayı.. Ve sevmiyorum tek başıma dört duvar arasında kalmayı..
İlk kez çıkmıyorum gurbete ama ...
Allah Kerim..

2/6/2008 • Kategori: Kendimi Buldugum Dizeler

İnandıkları çizgi istikametinde düşünen, pratikte ısrarla yürüyen, tavizsiz yaşayanlar için 'Sıkıntılar karşısında' üzülmenin yeri olmaz.


     Şartlar ne kadar olumsuz, rüzgârlı, engebeli olsa da…
     Tehditlerle karşılaşsalar da…
     
Aldırmadan, eğilmeden ve teslimiyet göstermeden 'Duvarları Aşmasını' bilirler.


     Dönüşü olmayan, esnemeye yüz tutmayacak kararlılıkla…
     Karanlıktaki tuzaklara rağmen…
     Sendeleseler de, yardım eli beklemeden kalkacak iradeyle…
     Şikâyet edecek vakit aramazlar.
     Sızlanarak acziyet göstermeden…


     Beklemesini bilerek…
     Ezilirler…
     İşkence görürler..


     Onurları hariç, neleri varsa kaybedebilirler…
     Onurları dinamizmleridir…


     Sahte 'Bahar Tılsımına' aldanmazlar…
     Ardından gelecek ayaz ve kırağının şamarının ne olacağını bilerek…
     Çileler yumağıyla olgunlaşarak…


     Sızlanmadan…
     
Aman dilenmeksizin…
     Nefis taleplerine rıza göstermeden..
     Koltuk sıcaklığına aldanmadan…


     Hücrelerde 'Beton Ranzalarda' yaşadıkları rutubetli, zatürreelerle boğuştukları 'karanlık Eylüllerin' lanetli gecelerini unutmadan…


     Bedelse ödediler…
     Diyet borçları yok…


     Minnet duyacakları adres mi?
     Olmadı ki!


     Zorlu yolculukların kafilesinde hamallık yaptılar.
     Omuzlarına aldıkları yükleri düşürmeden…
     Ellerini uzatanlara el uzatarak…
     Kimseye sırt çevirmediler.


     'ESKİ DOSTLAR' şarkısını dinleyenlerden olmayıp, masal dinlemeye saniye ayırmadılar…
     'Eskimeyen dostluklarla' vardılar.
     
     Yarınları hesap edenler, neticeleri hesaplayanlardır.
     
Dün kapandı…
     Bütün karanlığı ve eza kuyularıyla..
     Dünden kalanlar, ayakta kalmayı başaranlar bugünün atmosferinde yaşamakta…
     Unutmadan…
     Üzülmeden…
     
İnadına…
   
 Var olduklarını hissettirerek…
     Dünün tiranları kayıp….İsimleri bile hatırlanmıyor…
     Baskılar karşısında eğilmeyenlerin hafızası canlı…
     Mazlumlar unutmaz.
     Zalimlerin yaptıkları hatırlanır..Hatırlatılır…


     Birileri geçmişten ders almalı…
     Tarih tekerrür etmesin kabilinden..
     Gün gelir hatırlatırlar…
     KİMSENİN HAKKI ZAYİ OLMAZ..!

     Kader ağını örer…
     İlahi ADALET çalışır….


     Hissedenler bilir ve idrak eder..
     Zaman ve tarih bilinmez..
     
Seneler geçer… Unutuldu zannedilir…
     Bir an olur ki!
     
Hak gasp eden 'İlahi Tokatla' karşılaşır..
     Sistem durmuştur..Dakikalar işlemez.
     Hafızalar canlanır…
     Mazlumun feryadı cevap bulur..
     Bu gerçekle yüzleşirler..


     Kiminin elleri titrer… Ayakları tutmaz… Felçtir… Ağzı yamulmuştur… Küfür ettiği ve mazlumlara hakaretler yağdırdığı ceberutlu yılların bedeli sırtına yüklenmiştir…


     
Bakın etrafınıza…Göreceksiniz..


     "Neden"
 Diye sormayın…Sebebi geçmiştir….
     Nedenler toplanmıştır….Tökezleyeceği güne kadar      mühletlidirler….


     
Mazlum hakkı yiyenlerin, aheste aheste çömeldiği kader çizgisi çalışır…
     İster inanın,,İster inanmayın….Yaşarken göreceksiniz…


   
Yaşam kolay değil….
     
İnananlar için zor değil…


     Emanet olan can tükeneceği vakte kadar kaderi yaşayacak…
     Kimi Ramses…Kimi Ömer olarak can verecek….


     
Tercih insana ait..
     Üzülmek yok…

     Tasaya hacet yok…


     Ümidvar olanlar için korkuya yer olmadı ki…
   
 Fani olanlar 'YILDIZLAR Misali' kaybolmak için var…
     Yeter ki ışığı anlaşılsın...

                                                            (aLıntıdır)

27/5/2008 • Kategori: Kendimi Buldugum Dizeler

Her gecenin en yorgunu ben..
Aşk nakliyatçısıyım..
Omuzumda sen diye bi yük..
Benden başkası taşımaz..
Bıraksam omuzum belki rahat ama,
Kalbim ağrır o zaman..!

(aLıntıdır)

14/5/2008 • Kategori: Kendimi Buldugum Dizeler

 

Elif gibi yalnızım,

Ne esrem var, ne ötrem.

Ne  beni durduran bir cezmim

Ne de bana ben katan bir şeddem var.

Ne elimi tutan bir harf

Ne anlam katan bir harekem…

Kalakaldım sayfalar ortasında.

İşte ben gibi, sen gibi…

Bir okuyan bekledim,

Bir hıfzeden belki…

Gölgesini istedim bir dostun med gibi…

Sızım Elif sızısı…

(alıntıdır)

7/5/2008 • Kategori: Kendimi Buldugum Dizeler

 

Ey aşkın binbir başlı vav hali
Ey sonsuz kavram
Gaflet vaktinde
Gel gönlümün üstüne
Usta bir hattatım ben
Aşkı çizerim mekânlara
Aşk sığmaz ki bu ummana
Vav olur gözlerimiz
Bürünürüz canlara
Bir seyyah gibi
Gelip göçen, göçüp giden
Bu mekândan mekân’a
Demem o ki
Tarifini yapamam ben imkâna
Bir hattatım
Zamana vav çizmekteyim
Hilalin dolunaya
Dolunayın hilale dönüştüğü zamana

Ve mahlukat
Nefes nefes aşk çekerken Mevla’ya
Üstümde aşk kokusu var
Yaşadıkça beni yontar
Ve benzetir insana
Elimde vav
Gönlümde vav
Gözümde vav
Dem dem vav kesilirim
Beni insan yapana
Ey kalbimden geçeni bilen Allah’ım
“Kulum” de kâfi bana
İster nârına garket
İster nuruna
(Mehmet Ekici)

« Önceki ::