1/6/2008 • Kategori: Oradan_Buradan

 

Kurt’lar Vadisi aşağı Kurt’lar Vadisi yukarı olduk gene son zamanlarda..

Ben sanırım oldukça gerisinde yaşıyorum toplumun =)

 

Bilmediğim numaralardan da arayıp bu şarkıyı dinletenler olmasa hala karşılaştığım bloglarda okumakla yetinecektim doğrusu :)

 

Efendim söz konusu şarkının söz yazarının Ömer Lütfi METE olduğunu öğrenince “kesin çok güzeldir” dedim, hakikaten öyleymiş..

Aslında böyle buram buram “dert” kokan eserlerden genel olarak haz etmesem de, Ömer Hocam’ın kaleminden dökülenler bir ayrı canıııım ;)

 

29/3/2008 • Kategori: Oradan_Buradan

 

İnsanların her zaman bir görünen dünyaları, bir de suyun altında kalan iç dünyaları vardır ve insanlar mutlu olduğu ölçüde su üstüne çıkarlar.

KASHNA FELSEFESİ

23/3/2008 • Kategori: Oradan_Buradan

 

Bu Tanrı'nın bir mucizesi ama kimse görmüyor.
Ufacık bir telefon numarasını aklımızda tutamıyoruz ama o numarayla ilgili kocaman olayları kolaylıkla hatırlıyoruz. İnsan beyni, küçük şeyleri yapabilmek için yaratılmadı.

Kişi Demiş ki.. (7) Demek İsterim ki..
7/3/2008 • Kategori: Oradan_Buradan

 

Ya Rabbi, Cennet'te benim komşum kim olacak, bana bildir de gidip onunla görüşeyim," dedi.
Musa Aleyhisselama vahiy geldi."Falan beldeye git! Orada.çarşının başında bir kasap dükkanı var.O dükkanın sahibi olan kasabı gör! O veli bir kulumdur.Yalnız bilesin ki, onun çok önemli bir işi vardır. Çağırırsan gelmez. İşte o senin cennetteki komşundur."

Musa Aleyhisselam hemen bildirilen yere gitti.Kasabı buldu ve ona: "Ben sana misafir geldim", dedi.
Kasap Musa Aleyhisselamı tanımıyordu. Ona "Hoş geldin" deyip bir kenara oturttu. Dükkandaki işi bitince de Alıp evine götürdü.Evinin baş köşesine oturtup çok ikramda bulundu.Musa Aleyhisselam, ev sahibini dikkatle takip ediyordu. Ev sahibi kasabın ocakta çömlek içinde, et pişirdiğini gördü. Et pişince çömlekteki eti küçük küçük parçalara ayırdı. Bunları bir tabağa koyup, bir kenara bıraktı.Sonra bir et parçası daha çıkartıp, onu da misafiri Musa Aleyhisselam'a ikram ederek dedi ki:
"Benim önemli bir işim var. Sen beni bekleme yemeğini ye"! 

Sonra da yanından ayrıldı. Önemli bir işim var deyince, Musa Aleyhisselam, önemli işi nedir diye merak etti ve gizlice kasabı takip etti. Kasap Musa Aleyhisselam' in yanından ayrıldıktan sonra, yandaki odaya geçti.Duvarda asılı duran büyük bir zembili indirdi. Zembilde çok ihtiyar, mecalsiz bir kadın vardı. Kadına küçük küçük parçaladığı etleri yedirdi.Karnını güzelce doyurduktan sonra,altındaki kirlenmiş bezleri aldı, yerine temizlerini koydu. Sonra kirli bezleri yıkayıp astıktan sonra ellerini yıkayıp Musa Aleyhisselam'ın yanına geldi.Daha yemeğe başlamadığını gören kasap sordu:

" Niçin yemeğe başlamadınız ? "

Musa Aleyhisselam:

"Sen bana zembildeki sırrı söylemedikçe bir lokma
bile yemem". Dedi.

"Mademki merak ettin anlatayım": -Ey misafir, bu zembildeki benim yaşlı annemdir. Çok yaşlı olduğu için takatten duştu. Evde bakacak başka kimsem de yok.Evleneceğim, fakat hanımım annemi incitir, onu üzer diye evlenemiyorum.İşe gittiğimde herhangi bir hayvanın kendisine zarar vermemesi için onu gördüğün gibi bir zembile koydum.Her gün gelip iki öğün yemek yediriyorum.Diğer hizmetlerini de görüp gönül rahatlığıyla işime gidiyorum.Bunun üzerine Musa Aleyhisselam dedi ki:

-"Ancak anlamadığım bir şey daha var. Sen annene yemek yedirip su içirdikten sonra, dudaklarını kıpırdatıp bir şeyler söyledi, sen de AMIN dedin.Annen ne söyledi ki amin dedin?

Annem, her hizmet edişimde

"Allah seni Cennette Musa Aleyhisselam'a komşu eylesin" diye dua eder. Ben hiç ihtimal vermediğim halde, bu güzel duaya amin derim. Ben kimim ki, O büyük peygamberle komşuluk edebileyim.Onunla komşuluk edebilecek ne amelim var ki ?

O zamana kadar kim olduğunu saklayan Musa Aleyhisselam, buyurdu ki:
"Ey Allahın sevgili kulu, ben Musa'yım. Beni sana Allah-u Teala
gönderdi. Annenin rızasını kazandığın için Cennet-i A'layı ve orada
bana Komşu olmayı kazandın".

Kasap hemen kalkıp Musa Aleyhisselamın elini öptü ve sevinç içinde yemeğini yedi.

" Allah-u Teala sizleri "ANNE şefkatinden mahrum etmesin ve " ANNE
bedduasından uzak kılsın. (amiiiiiiiiiin)

 

Benim meleğim, başımın tacı, gönlümün ilacı, dert ortağım, neşe kaynağım, ayaklarının altına Cennet-i Ala vaad edilen Cennet Hatunu güzel annem, seni çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook seviyorum..


 

3/3/2008 • Kategori: Oradan_Buradan
120 afiş
 
Seyretmeye, zaman ayırmaya fazlasıyla değecek bi yapım..
Sokaklarda türlü türlü kılıklarda gördüğümüz liselilerimizin birde harp yıllarındaki hallerine bakmak lazım..
 
Dillerde; aşkım, canım, cicim, yawrum, kanka, bilader, çıtır ... ve küfürler yerine ESKİ ORDU MARŞI.. Gönüllerde; aşkların en güzeli, VATAN AŞKI.. 120 isimsiz KAHRAMAN 17-12 yaş arası.. 
 
"Ey şanlı ordu,ey şanlı asker
Haydi gazanfer, umman-ı safter
Bir elde kalkan, bir elde hançer
Serhadde doğru ey şanlı asker.

Deryada olsa herşey muzaffer
Dillerde tekbir, Allahü ekber

Allahü ekber, Allahü ekber
Ordumuz olsun daim muzaffer."

 

 


Mensubu olduğum Büyük Türk Milletiyle bir kez daha gurur duydum..
Birlik olunca aşılmayacak dağlar, götürülmeyecek cephaneler yoktur..
Çocuklara aptalca şeyleri "izletmek"tense, böyle yapıtları "seyret"tirseler.. Çünkü biliyorum ki O uslanmaz kan bizim bedenlerimizde şimdi..
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!!!
 
 

« Önceki ::