Hey gölgesinde huzur bulduğum koca çınarım canım babam doğum günün kutlu olsun..
“Kız çocuklarının ilk aşkları babalarıdır” derler ya; benim ilk aşkım hala sensin babacım..
Sen benim; örnek aldığım, güven duyduğum, başı dik gezmeyi öğretenim, ilk öğretmenim, dostum, sevgilim, neşe kaynağım, canımsın..
Bana sevmeyi sen öğrettin babacım.. “Herkesi, her şeyi sev yavrum.. ‘Sevgi’ denen güzel duyguyu içimize verene şükür için sev kızım.. Sıkılmadan, utanmadan haykır sevdiğini.. İçte kalan sevgi, sevgi olmaktan çıkar, zarar verir, tüketir insanı.. İnsan olmanın gereğidir sevmek..” dedin her zaman..
Öğüt verenden çok destek veren oldun..
Her şeyimi bildin, gizleme gereği duymayacak kadar dostane yaklaştın bana..
Baba-kız değil de sanki yılların birikimi olan iki sağlam dost oldun bana her zaman..
“İhanet dünyanın en şerefsiz halidir” dedin, ihanet gördüm ama onları da sevmeyi bırakmadım daha doğrusu senin sayende ihanet edenlere bile dünyanın en kötü duygusu olan “nefret”i duyamadım.. Güldüm, beraberce çizdiğimiz yola, yine senden öğrendiğim gibi emin adımlarla yürüdüm..
Sen, çilenin bayrama dönüştüğü bir günün yıldönümünde açmışsın gözlerini hayata.. Doğum gününün etkisinden midir nedir hep çileye de, acıya da göğüs germeyi ve en küçük şeyden bile mutlu olabilmeyi, Yaradan’ı anabilmeyi ve O’nun rızasını için sabır etmeyi de öğrettin bana..
Cennet hatunum annem de, sen de beni ve kardeşimi ayırt etmeden sevdiniz.. Ne eksik ne fazla.. “Abla” olabilmenin gereğini, sorumluluğunu öğrettiniz bana, tıpkı SerHat’ıma “kardeş” olmayı öğrettiğiniz gibi.. Bazı zaman aç uyusak bile bir lokma da olsa haram geçirmediniz boğazımızdan.. “Helal aş” dediniz her daim..
“Bazı şeylerin denemesi olmaz.; doğumun, ölümün ve en önemlisi namusun.. Okul, iş vb. önemli değil bizim için.. Ömür dediğin olsun olsun 80 yıl olsun.. Önemli olan bu hayat görevini başı dik tamamlamak, bu vakti dolu dolu geçirmek.. Gerisi hikaye.. Sen evimizden çıktığın gibi kal hatun anam” diyerek uğrladınız beni 16 yaşımda Muğla’ya.. Ben evimizden çıktığım gibiyim babacım; hala sana aşık, hala annesinin yaramaz kızı, hala kardeşinin sorumlu ablasıyım..
Siz beni ve kardeşimi, hiçbir babanın-annenin evladını sevemeyeceği kadar çok sevdiniz ve çok güvendiniz bize.. Ayaklarımız yere sağlam basıyorsa, yılmıyorsak baskılardan, şaşmıyorsak davamızdan … sizin sayenizde..
Örnek alınacak insan olan, sevgili annenin adını vermeyi uygun görmüşsünüz bana.. “Hatun anam” diye sevdiniz hep beni.. Doğduğum günü anlatır gülersiniz..
Hani babacım alnımdan öpersin ya her gelişimde ve gidişimde, işte ben ne zaman kendimi yalnız, güçsüz hissetsem elimi götürürüm alnıma ve o sıcacık içten öpücüğünden güç alırım; tekrar BÜYÜKGÜZEL olurum.. “Bu da neymiş, ben bir BÜYÜKGÜZEL’im, babamın nazlı, annemin güçlü kızıyım” der ve devam ederim yoluma, şaşmadan..
Dışarıda arama gereği duymadım hiç sevgiyi.. “Kapıyı kapatınca herkes dışarıda kalır, önemli olan evin içidir” diye belletiniz bize.. Ve ben her zaman o kapalı kapının ardını herşeyden çoook sevdim.. Dedem, nenem, emmim, halalarım, teyzelerim, bölelerim.. Kocaman bir aileyiz biz.. Ve bizi derleyen, toplayan kişi dedemden sonra sensin babacım..
Şimdi 6 haziranı, buraya geleceğiniz günü bekliyorum.. Sarılıp uyumak sana.. O mis kokunu içime çekerek uyumak istiyorum.. Kendimi en güvende hissetiğim yerde, kolarında babacım..
Doğum günün kutlu olsun ilk aşkım, 44 yaşındaki delikanlım, canım babam..
